Site içeriğinin kopyalanması engellenmiştir. Site içeriği telif hakkına sahip olabilir.  

OZON

Ozon uygulamaları başarısı doğru doz ve doğru materyalle mümkündür.Kullanılan perfüzyon seti kalite belgeli olmalıdır ve asla PVC’den veya ozonla tepkimeye girebilecek diğer maddelerden üretilmemelidir.

OZON TEDAVİSİNDE MADRİD DEKLARASYONU
Bu Deklarasyon; İspanya Ozon Tedavisi Tıp Profesyonelleri Topluluğu (AEPROMO) himayesinde, 3- 4 Haziran 2010 tarihlerinde, Madrid’de Kraliyet Tıp Akademisi’nde yapılan “Uluslararası Ozon Tedavisi Okulları (ekolleri) Toplantısında” onaylanmıştır

OZONUN KULLANIMININ TERAPÖTİK SINIRLARI
TERAPÖTİK GEREKÇE
Ozonun terapötik endikasyonları, ozonun düşük fizyolojik konsantrasyonlarının hücre içerisinde önemli roller oynayabileceği bilgisine dayanmaktadır. Moleküler düzeyde, bu tedaviye ait klinik kanıtları destekleyen farklı etki mekanizmaları gösterilmiştir. Ozonun terapötik, etkili olmayan ve toksik konsantrasyonları bulunmaktadır. 10 veya 5 µg/ml ve hatta daha düşük konsantrasyonlarının geniş bir güvenlilik sınırı içerisinde terapötik etkilere sahip olduğu kanıtlanmıştır ve dolayısıyla, günümüzde terapötik konsantrasyonların 5 ila 60 µg/ml arasında sıralandığı kabul edilmektedir.
Bu aralık lokal ve sistemik uygulama tekniklerinde geçerlidir.

Tüm terapötik dozlar etki mekanizmasına göre üç gruba ayrılmaktadır:

1. Düşük dozlar: Bu dozlar immünstimülan (bağışıklık sistemini uyarıcı) etkiye sahiptir ve bağışıklık sistemin etkilendiği yönünde şüphenin yer aldığı hastalıklarda kullanılmaktadır.

2. Orta düzeydeki dozlar: Bunlar immünomodulatuarlardır (bağışıklık sistemini düzenleyici) ve antioksidan enzim Savunma Sistemini uyaracaklardır. Bunlar diyabet, ateroskleroz, KOAH, Parkinson Sendromu, Alzheimer ve senil demans (bunama) benzeri kronik dejeneratif hastalıklarda en fazla faydayı sağlamaktadır.

3. Yüksek dozlar: Özellikle ülserde veya enfekte yaralarda uygulanmaktadır. Ayrıca, yağ ve suya ozon uygulanması için kullanılmaktadır. Yağın ozonlanması tıbbi jeneratörler ile asla başarılamamaktadır.

 OZON TEDAVİSİNİN TEMEL İLKELERİ
Herhangi bir ozon tedavisi uygulanmadan önce dikkate alınması gereken üç temel ilke
aşağıda açıklanmaktadır:
a) Öncelikle zarar vermemek: Her şeyden önce, herhangi bir zarar verilmemesi.
b) Dozu kademeli artırmak: Daima düşük dozda başla ve dozu kademeli şekilde artır. Bunun istisnası tersi yönde bir yolun izlendiği enfekte ülserler veya yaralardır (yüksek konsantrasyonda başla ve hastanın durumundaki iyileşmeye göre azalt).
c) Gerekli konsantrasyonu uygulamak: Tüm ilaçlarda geçerli olduğu gibi, yüksek ozon konsantrasyonları mutlaka daha iyi sonuçlar verecek değildir.

Redoks dengesinin bilinmemesi (antioksidanlar / pro-oksidanlar) ve hastanın oksidatif streste olması durumunda, başlangıçta orta veya yüksek doz verilmesi hücresel antioksidan mekanizmalara zarar verebilir ve klinik tabloyu ağırlaştırabilir. Bu nedenle, düşük dozla başlanması ve hastanın vereceği yanıta göre kademeli şekilde artırılması tercih edilen yoldur.

ANA UYGULAMA YÖNTEMLERİ
Tıbbi ozon lokal olarak veya parenteral yolla uygulanabilmektedir. Ozonun çeşitli uygulama yöntemleri tek başına veya sinerjik etki elde etmek için birkaç yöntemin kombinasyonu halinde tatbik edilebilir.
            ÖNERİLEN UYGULAMA YÖNTEMLERİ
MAHT: Majör ozon terapisi
Majör konsantrasyonun, 40 µg/ml, üzerinin enterositlere zarar verir.
Tedavi seanslarının sayısı ve uygulanacak ozon dozu; hastanın genel durumuna, yaşına ve esas hastalığına bağlı olacaktır.

Genel kural olarak, ozon dozu her beş seansta bir artırılır ve 15 ila 20 seans arasında değişen siklüslerde verilir.

Klinik bakış açısıyla, hastanın iyileşmesi beşinci ila onuncu seans arasında gerçekleşir ve onikinci seanstan sonra antioksidan savunma mekanizmasının harekete geçirilmiş olduğu düşünülür.
Tedavi Pazartesi gününden Pazar gününe kadar günlük uygulanan bir siklüs içerisinde verilir ve haftada iki ila üç kez uygulanabilmektedir.

İntramusküler (kas içi), Paravertebral ve İntraartiküler (eklem içi) ozon enjeksiyonları

Paravertebral ozon enjeksiyonları
Omurganın 2 cm lateralinden infiltrasyon yapılır. İğnelerin dağılımı daima fıtığın 2 cm altında ve 2 cm üzerinde bilateral ve lateralidir. Hastanın bünyesi ve/veya tedavi edilecek alan dikkate alınırken 2 ila 4 cm arasındaki bir derinlik düşünülmelidir (zayıf hastalarda ve dorsal bölgede daha sığ ve obez hastalarda ve lomber bölgede daha derin) enjeksiyon yapılır.

Tedavi ilk iki haftada haftada iki kez yapılır ve klinik iyileşme başarıldıktan sonra, tedavi 4 ila 6 hafta arasında bir süre boyunca haftada bir kez ve ardından, 20 seansta bir siklüs tamamlanana dek her 15 günde bir seansa çıkarılır ve semptomlar kaybolduktan sonra seanslar kısaltılabilir. Bu prosedür için önerilen iğne büyüklüğü 25 – 30 G x 1½”dir. Bazı olgularda ve uzman ellerde, daha uzun iğneler
kullanılabilmektedir.

Hekimin lumbo-sakral bölgede ve sakro-iliyak eklemler düzeyinde enflamasyonu tespit etmek için bu alanlar içerisindeki kasları veya bu alandaki tetik noktalarını ve her şeyin ötesinde paravertebral infiltrasyonlara yeterli yanıt vermeyen disk artrozu bulunan hastaları yeterli şekilde muayene etmesi önemlidir. Bu noktalar tespit edilirse, bunlar infiltre edilmelidir.
Konsantrasyon [µg/ml] 10-20
Hacim / ml 5-10
Doz / µg 50-400

 Herniler (Fıtıklar)

Servikal Herniler

10 ila 20 µg/ml konsantrasyon, 5 ml hacim verilir.
Dorsal Herniler
10 ila 20 µg/ml konsantrasyon, 5 ml hacim verilir.
Lumbar Herniler
10 ila 20 µg/ml konsantrasyon, 5-10 ml hacim verilir.
3.1.2.3 Ġntraartiküler (eklem içi) tedavi
Konsantrasyon: 5-10-20 µg/ml
Eklem büyüklüğünün fonksiyonu olarak hacim: Parmak : 1-2 ml
Diğer: 5 – 20 ml

 Disk içi Tedavi
Mobil radyolojik görüntüleme veya floroskopik kontrol ya da BT altında, 2-4 haftada bir tekrarlanabilmesine rağmen, genel olarak sadece bir kez disk içi infiltrasyon (enjeksiyon)
yapılmalıdır. Hasta sedasyon altında olmalıdır (genel anestezi değil) ve uygulama ile
aynı günde antibiyotik profilaksisi başlanmalıdır.

  • Lomber diskoliziste, 25-30 ug/ml konsantrasyonunda 5-10 ug/ml oksijen – ozon karışımı kullanılmaktadır. Servikal diskoliziste, aynı konsantrasyonda 5 ml kullanılır.Sadece bir tedaviden sonra etkili olmasına rağmen, ozonla diskoliz tedavisi özel alt yapı (radyolojik kontrol için), anestezist ve tekniğin uygulanması için deneyimli personel gerektir. Paravertebral tekniğin daha fazla sayıda seans gerektirdiği gerçeğine rağmen, eşit derecede etkilidir ve minimum risk seviyesine sahiptir.
    Peridural tedavi (translaminal)
    Peridural boşluk önceden belirlendikten sonra, haftada iki kez peridural boşluğa infiltrasyon gerçekleştirilir. 20 ug/ml konsantrasyonunda ve 5 ml hacminde oksijen – ozon konsantrasyonu kullanılır.
    Disk içi yönteme göre indirekt yöntem olmasına rağmen disk hernisinin tedavisinde düşünülmesi gereken alternatifler translaminal peridural yöntem veya sakral hiatus yoludur. Çünkü:
  • Bu yöntemle, ne operatör ne de hasta radyasyon riskine maruz kalmaktadır.
  •  Şüpheli disko-radiküler bölge seviyesindeki peridural boşlukta gaz birikmesinden sonra, bu gaz disk ve hasar görmüş sinir kökü üzerinde etkili olmaktadır.
  • Uygulanması kolay olup hiçbir nörolojik hasara neden olmaz ve hasta normal yaşamına daha kısa sürede döner.
  • Daha az malzeme kaynağı ve ekipman gerektirmesi bu tekniği daha ucuz ve etkili bir yöntem haline getirir.
  • Bir indirekt yöntem olarak paravertebral yönteme kıyasla daha az sayıda seans gerektirir.
  • Çok sayıda disk hernisi varlığında daha faydalıdır.
  • Başarı oranı % 70’in üzerindedir
  • İyileşmek için minimum süre gerektirir.
  • Eşlik eden önemli hastalıkları olan hastalarda uygulanabilmektedir.
  • Her durumda, yorumu yapılan üç teknik kesin asepsis ve sterilite önlemleri gerektirir ve bilgilendirilmiş yazılı olur alınmalıdır.

 Ozon Torbası
Lezyonun aşamasına ve gelişimine göre 20-30 dakikalık dönemlerde 60 – 40 – 30 – 20 µg/ml konsantrasyonları kullanılır. Pürülan enfeksiyonlarda sadece 60-70 µg/ml kullanılabilir. Enfeksiyon kontrol altına alınıp sağlıklı granülasyon dokusu görüldükten sonra, prosedür konsantrasyonun azaltılmasını ve iyileşmeyi desteklemek için seans aralıklarının uzatılmasını içerir.

Subkutanöz (deri altı) uygulama

Kullanılacak ozon konsantrasyonu, 30 G iğneyle ve düşük hacimde (1-2 ml) gazla birlikte, 5 – 10 µg/ml’dir.
Nöropatik ağrının tedavisinde de etkilidir. Asla seans başına 100 ml’nin üzerindeki hacmin kullanılmaması kaydıyla, selülitte kozmetik amaçlarla da
kullanılabilmektedir. 

Ozon Kupa
15 ila 20 dakika arasında değişen tedavi sürelerinde 15 ila 60 µg/ml arasındaki konsantrasyonlar kullanılmaktadır.

Fistüllerde insüflasyon
Uygulayıcı daima önce solunum yolu ile herhangi bir temasın/irtibatın olmadığından emin olmalıdır. Örnek olarak, kutanöz, perianal ve cerrahi fistüllerde olmak üzere, basınçta oluşabilecek tehlikeli veya ağrılı artışları önlemek için kapalı boşluk içerisinde bloke veya kistik tarzda gaz birikiminin oluşabileceğinin hatırda tutulması önemlidir.

Oftalmolojik
Oftalmolojik olgularda (keratit, korneal ülserler, konjunktivit ve göz yanıkları), göz çevresine göre ayarlanmış özel bir gözlük ataşmanı kullanılmaktadır. Öncesinde anestezik göz damlaları uygulanır ve 5 dakikada 20 ile 30 µg/ml arasında ozon konsantrasyonu verilir. Haftada iki ila üç uygulama, 35 µg/ml konsantrasyonunda ve 1- 2 ml hacmindeki subkonjunktival ozon uygulamasıyla birleştirilebilmektedir.

Vajinal insüflasyon
10 dakika süreyle 0.1 ila 0.2 L/dakika sürekli akış hızında 1000-2000 ml hacminde ve
20-40 µg/ml konsantrasyonunda ozon kullanılır. Öncesinde, vajen önceden ozonlu
suyla yıkanmalıdır. Bu uygulama için, bir ozon yıkıcı (destruktör) cihaz gerekmektedir.

Vezikoüretral insüflasyon
Tedavi edilecek olguya göre, mesane veya üretra içerisinde 50 ile 100 ml arasında ozon
verin. Önerilen konsantrasyonlar 10-15-20 ile 25 µg/ml arasındadır (kademeli şekilde
artırılır). Tedavi ozonlu suyla yapılan bir ön irigasyon prosedürüyle birleştirilebilmektedir.

Otik (kulağa) uygulama
Dış kulak nemlendirilir ve ardından, bir ozon yıkıcı cihaza sahip bir şırıngayla veya
özel bir kulaklıkla insüflasyon gerçekleştirilir. Kulak zarının sağlam olduğunu kontrol
edin. 5 dakika sürede 20-30 µg/ml arasındaki konsantrasyonlar kullanılmaktadır.

İntratonsiler yol
Tıbbi ozon enjeksiyonu gerçekleştirilirken nefeslerini tutmaları (apne) istendiğinde aktif şekilde işbirliği yapabilmeleri koşuluyla, 12 yaşından büyük hastalarda güvenli bir yoldur. Her iki bademciğin ön ve arka desteğini infiltre etmek için uygulama noktası başına 2.5 ml hacim ve 15-20 µg/ml konsantrasyon kullanılır. Dört ila beş seans gerekmektedir.

Tetik noktalarında ve akupunkturda ozon mikro-dozları
Genel kural olarak, tetik noktaları kaslarda ve sıklıkla derinde bulunmaktadır ve dolayısıyla, uygulama kas içi olmalıdır ve uygulanacak hacim anatomik bölgeye göre 5-10 ml arasında iken konsantrasyon 10 ile 20 mcg/ml arasındadır. Akupunktur noktaları veya refleksoloji alanlarında, uygulama deri içidir ve 30 µg/ml’nin altındaki konsantrasyonlarda ve 0.1 ile 0.3 ml arasındaki (maksimum 1 ml) hacimde O2- O3 karışımı uygulanmaktadır.

Su, yağ ve ozonlanmıĢ kremlerle topikal uygulama
Yaralarda, ülserlere ve çeşitli enfekte lezyonlara farklı konsantrasyonlarda uygulanmaktadır: başarılması amaçlanan sonuca (dezenfeksiyon, rejenerasyon) ve uygulanacak doku türüne göre yüksek, orta ve düşük doz verilir.

 Oksidatif stresin başlangıç değeri Evre “0” veya “1” olan hastalar için doz (Hafif Olgular)
Tedavi Haftası Konsantrasyon
O3 (µg/ml)
Birinci 20
İkinci 25
Üçüncü 30
Dördüncü 35
Oksidatif stresin başlangıç değeri Evre “2” veya “3” olan hastalar için
 (Orta şiddette Olgular)
Tedavi Haftası Konsantrasyon
O3 (µg/ml)
Birinci 15
İkinci 20
Üçüncü 25
Dördüncü 30
Oksidatif stresin başlangıç değeri Evre “4” olan hastalar için doz
(şiddetli Olgular)
Tedavi Haftası Konsantrasyon
O3 (µg/ml)
Birinci 10
İkinci 15
Üçüncü 20
Dördüncü 25

Hastanın yaşına göre uygulanacak hacimler
Hastanın Yaşı Uygulanacak
Hacim
28 gün – 11 ay 15 – 20 cc
1 – 3 yaş 20 – 35 cc
3 – 10 yaş 40 – 75 cc
10 – 15 yaş 75 – 120 cc
Doz her beş seansta bir değiştirilir. İlk yıl içerisinde her üç ayda bir 15-20 seanstan oluşan siklüsler endikedir. Daha sonra, ikinci yılda siklüslerin sıklığını belirlemek için hasta değerlendirilecektir.
Rektal insüflasyon ve majör otohemoterapi uygulamalarına giren hastalıklar

DÜŞÜK DOZ ARALIĞI
 Biyolojik rejenerasyon
 Gut
 Fibromiyalji
 DÜŞÜK-ORTA DOZ ARALIĞI
 Kronik böbrek hastalığı
 Kanser
 Nefropatiler
 ORTA DOZ ARALIĞI
 Nörovejetatif hastalıklar: Alzheimer, parkinson, demans sendromları.
 Pulmoner hastalıklar: Amfizem, KOAH, akut respiratuar stres sendromu.
 Oftalmolojik hastalıklar: Retinosis pigmentarias, katarak, glokom, yaşa bağlı maküler dejenerasyon.
 Hematolojik hastalıklar: Talasemi B, orak hücreli anemi.
 Vasküler hastalıklar: Hipertansiyon, venöz yetmezlik, periferal arteriyel hastalık,
CVA, kardiyak iskemi, venöz staz.
 ORTA-YÜKSEK DOZ ARALIĞI
 Viral Hastalıklar: Herpes simplex, herpes zoster, AIDS, hepatit A, B, C,
papilloma human virus.
 Diyabet
 Serebral palsi
 Dermatolojik hastalıklar
 Ortopedik hastalıklar
 Giardiazis
 Candidiazis ve kriptosproidiyozis
 Alerjik hastalıklar
 Kronik yorgunluk sendromu
 Lupus Eritematozus
 Sistemik Romatoid artirt
 Crohn hastalığı
 İntestinal Enflamatuar Hastalık
 HIV/AIDS
 Multipl skleroz
3.2 GÜVENLĠ OLMAMASI NEDENĠYLE ÖNERĠLMEYEN
UYGULAMA YOLLARI
3.2.1 Ozonun direkt venöz uygulaması
Yavaş infüzyon pompasıyla 20 ml hacminde kullanılmasında dahi meydana gelebilen
hava embolizmi riski nedeniyle uygulanmaması kesin olarak önerilir. Bu riskler inme gibi
ciddi komplikasyonlardan koltuk altı bölgesinde kabarcık hissi gibi basit belirtilerden
öksürük, retrosternal ağırlık hissi ve baş dönmesi ile görmede değişiklik (ambiopli) ve
serebral iskemi bulgularının (uzuvların parezisi) eşlik ettiği hipotansiyon krizi ve ölüm
olarak sıralanmaktadır.
Ayrıca, majör otohemoterapi, minör otohemoterapi ve rektal insüflasyon gibi
güvenli, test edilmiş ve etkili olan yöntemler varken hastayı ve tedaviyi riske
atmanın makul bir gerekçesi yoktur.
3.2.2 Vitaminler ve ozon
Ozonla yapılan tedavi sırasında, Vitamin C ve Vitamin E içeren tüm antioksidan
takviyelerinin bırakılması gereklidir. Kanda bu bileşiklerin yüksek konsantrasyonlarda
bulunması bir oksidan madde olan ozonun etkinliğini ve dolayısıyla tedavinin seyrini
etkiler. Hastaya bu vitaminlerden zengin gıdaları çok miktarda tüketmemesi
söylenmelidir. Sonuç olarak, vitaminler veya antioksidanlar ozon tedavisinden
önce veya sonra verilmelidir ve asla tedavi sırasında verilmemelidir.
3.3 HAYVAN ÇALIġMALARINDA DENEY FAZINDA
UYGULAMA
Periton içi
Bu yol, çeşitli tümör hücresi serilerinin implante edildiği hayvanlarda hala bilimsel
deney aşamasında olup ozonun kemoterapinin olumsuz etkilere neden olmaksızın
tümör hücrelerine karşı kullanılan birçok sitostatik maddeden daha sitotoksik olduğu
belirlenmiştir. Bu konuda yapılan araştırma Marburg Üniversitesi Philipps Veterinerlik
Hizmetleri ve Laboratuar Hayvanları Tıbbı merkezinde (Almanya) Veterinerlik
Profesörü Siegfried Schulz tarafından gerçekleştirilmektedir.
Hayvanlarda yapılan araştırmaların sürdürülmesi teşvik edilmektedir. İnsanlarda
kanser tedavisine yönelik deneysel çalışmalar henüz ikna edici veriler sağlamamıştır.
İnsanlarda, periton boşluğuna sabitlenen bir silikon kateterle 10 ila 20 µg/ml
arasındaki bir konsantrasyon ve 200-300 ml arasındaki bir hacimde ozonlanmış suyla
peritonun yıkanması suretiyle peritonitin tedavisinde kullanılmaktadır.
3.4 YASAKLANAN UYGULAMA YOLU
Solunum yolu (inhalasyon)
Yüksek düzeyde toksik olması nedeniyle solunum yoluyla uygulanması mutlak surette
yasaklanmıştır. Akciğerin anatomik ve biyokimyasal özellikleri ozonun verdiği
oksidatif hasara karşı bu organı son derece hassas kılmaktadır.
3.5 TAM FĠKĠR BĠRLĠĞĠ SAĞLANAMAMIġ UYGULAMA
YOLU
OzonlanmıĢ Salin Çözeltisi
Ukrayna ve Rusya’daki okullar bunu ozonun sistemik uygulamasının diğer bir şekli
olarak kullanmaktadır ve uygulama iki ülkede oldukça yaygındır. 1992 ile 2009 yılları
arasında Rusya’da yapılan sekiz Pratik Bilimsel Konferansta sunulan bilimsel
araştırmaların sonuçlarıyla etkililiği kanıtlanmıştır.
Bununla beraber, bazı okullarda bu metodoloji için hala tam fikir birliğine
varılamamıştır ve bu yöntemin kullanılıp kullanılmaması doktorların kendi
kriterlerine bırakılmıştır.
3.6 MUTLAK GEREKLĠLĠKLER
Açıklanan uygulama yolları prosedürün uygulanması için teknik açıdan kalifiye
personelin yanı sıra yazılı bilgilendirilmiş olur alınmasını ve asepsis ve sterilite
önlemlerinin kesin şekilde izlenmesini gerektirmektedir.
Diğer tıbbi uygulamalarda olduğu gibi, ozon tedavisinde kullanılan ve hastaya ait
doku veya sıvılarla temas eden her tür malzeme ya tek kullanımlık olmalıdır ya da her
kullanımdan sonra sterilize edilmelidir (örneğin cerrahi ekipman) ve ozon
uygulanmadan önce ekipman <20 µm antimikrobiyal steril filtreden geçirilmelidir.
4. OZON TEDAVİSİNE DAHA UYGUN OLAN PATOLOJİLER
Ozon tedavisine duyarlı hastalıklar kanıtlanmış ve elde edilmiş terapötik başarı
evresine göre üç kategoride sınıflandırılabilir.
4.1 Birinci kategorideki hastalıklar
Aşağıdakiler yer almaktadır:
a) Osteomiyelit, plevral amfizem, fistülün eşlik ettiği abseler, enfekte yaralar, bası
yaraları, kronik ülserler, diyabetik ayak ve yanıklar.
b) İlerlemiş iskemik hastalıklar.
c) Ortodoks oftamolojisi hiçbir önemli tedavi vermediğinden yaşa bağlı maküler
dejenerasyon (atrofik form).
d) Ortopedik hastalıklar ve lokal osteoartrit.
e)Kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyalji.
f) Dental yaralanma – özellikle çocuklarda primer karsinojenik lezyonlarla ilişkili.
g) Stomotolojide Ağız boşluğundaki kronik ve tekrarlayan enfeksiyonlar için.
h) Özellikle antibiyotiklere ve kimyasal tedavilere dirençli bakterilerin, virüslerin mantarların
neden oldukları olmak üzere akut ve kronik enfeksiyöz hastalıklar (hepatit, HIV-AIDS, herpes
ve herpes zoster enfeksiyonu, papillomavirus enfeksiyonları, onikomikozis ve
kandidiyazis, giardiyazis ve kriptosporidiyozis). Bartolinit ve vajinal kandidiyazis.
Ozon tedavisi bu hastalıkların tedavisine faydalı destek sağlamasına rağmen, ne
ozonun ne de H2O2’nin dâhil olduğu metabolitlerinin antiseptik doku
konsantrasyonuna ulaşmadığının altının çizilmesi önemlidir; çünkü serbest
patojenler plazma antioksidanları tarafından korunmaktadır ve hücre içi virüslere
ozonun erişmesi mümkün değildir.
Bu patolojilerde, ozon tedavisi olguya göre ya tek başına kullanılmaktadır ya da
özgün tedaviye destek olarak kullanılmaktadır ki bu haliye yüksek tedavi başarısı
olan bir ilaç/ tedavi özelliği taşımaktadır.
4.2 Ġkinci kategorideki hastalıklar
Bunlar aşağıdakileri içermektedir:
a) Kansere bağlı yorgunluk. Ortodoks tedavileriyle bağlantılı ozon tedavisi sonuçları
hızlandırabilmekte ve iyileştirebilmektedir. Bununla birlikte, ozon tedavisinin kanser
üzerindeki terapötik etkisi henüz gösterilememiştir. Bu patolojilerin tamamında, ozon
tedavisi geleneksel tedaviyle entegre edilmektedir ve kullanıma yönelik kanıtlar
bulunmaktadır; ancak kesin (hassas) çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
b) Astım.
4.3 Üçüncü kategorideki hastalıklar
Aşağıdaki hastalıkları içermektedir:
a) Otoimmün hastalıklar (multipl skleroz, romatoid artrit, Crohn hastalığı)
b) Senil demans (yaşlılığa bağlı bunama)
c) Akciğer hastalıkları: amfizem, kronik obstrüktif pulmoner hastalık, idiyopatik
pulmoner fibrozis ve akut respiratuar stres sendromu.
d) Deri hastalıkları: Psöriyazis (Sedef) ve atopik dermatit.
e) Kanser metastazı
f) Ağır sepsis ve çoklu organ yetersizliği.
Bu olgularda, Ortodoks tedavilerinin en azından kuram zeminde ozon tedavisiyle
kombine edilmesinin faydalı olabileceğini göstermektedir ancak gerçek klinik kanıt
bulunmamaktadır.
Anekdot niteliğindeki kanıtlar, tedavi etkinliğinin bulunduğunu ileri sürmektedir;
ancak birçok olguda çeşitli türlerdeki tedavi yaklaşımlarıyla etkililik başarılmıştır ve
bu nedenle, sonuçlar güvenli değildir. Bazı çalışmalarda, ozon tedavisinin diğer bir
tedaviyle birleştirilmesi değerlendirilmiştir ve ozon tedavisinin kompleman
(bütünleyici) olarak etki ettiği sonucuna varılmıştır.
5. TEDAVİNİN GENEL ZEMİNİ
Tüm hastalar ozon tedavisinin ürettiği zayıf ancak kontrollü oksidatif strese eşit şekilde
yanıt vermemektedir. Bu nedenle, doz ayarlamasına izin verecek oksidatif strese yönelik
bir klinik tanı yöntemi bulunana dek, gereksiz risklerden kaçınmak için ozon tedavisi
düşük dozla başlayıp kademeli şekilde artırılarak daima kademeli ve ilerleyici tarzda
uygulanmalıdır.
Malon-aldehit, katalaz, süperoksit dismutaz, glutatyon peroksidaz ve kullanımdaki
total antioksidan aktivite indikatörleri kullanılarak hastadaki oksidatif stres evresinin
ölçülmesi ve sınıflandırılması önerilir.
Hastanın oksidatif stres derecesini kabul edilmiş yöntemlerden biriyle ölçmek mümkün
değilse, hekimin hastanın klinik durumuna göre hastanın o anda tedaviyi almaya uygun
olup olmadığını veya önce beslenme durumunu iyileştirmenin gerekli olup olmadığını
değerlendirmesi son derece önemlidir.
Diğer tıbbi tedavilerde olduğu gibi, hastalar üç türe ayrılabilmektedir,
normal yanıt verenler, aşırı yanıt verenler ve düşük yanıt verenler.
Hastanın bünyesine ve hastalığın kendini gösterdiği özelliklere bağlı olarak kontrol
edilemeyen etmenler bulunmaktadır.
Ozon terapisi bir “tıbbi harekettir” ve tıp personeli tarafından ve bilimsel özen
çerçevesinde uygulanmalıdır, düşük sıklıkta olsa da minimum aksi etkiye neden
olabilmektedir. Bu nedenle, otoriteler tarafından ozon tedavisinin yasal zemine
oturtulmasının aşağıdaki gereklilikleri içermesi gerektiğini ve bunun yapılamadığı
olgularda, tedaviyi ozon terapistlerinin gerçekleştirmesi gerektiğini düşünüyoruz,
Ozon tedavisinin uygulandığı tıp merkezleri bu tedavinin gerçekleştirilmesi için
zorunlu alt yapı onayı almalıdır ve aşağıdaki gerekliliklere riayet etmelidir:
5.1 Ozon tedavisi konusunda eğitimli ve deneyimli bir nitelikli doktora sahip
olmak; bu kişi tedavinin yönetiminden sorumlu olacaktır.
5.2 Ozon tedavisini üretmek ve uygulamak için uygun ekipman kullanılmalıdır.
İlgili otoritelerden gerekli yetkiler alınmalıdır. Avrupa Topluluğu söz konusu
olduğunda, CE işareti taşımalıdır. Yanlış uygulamalardan veya konsantrasyonlardan
kaçınmak için ozon üretecek ekipman üreticinin önerilerine göre düzenli aralıklarla
kalibre edilmeli veya gözden geçirilmelidir.
5.3 Yetkili bir şirketin sağladığı tıbbi oksijeni kullanmak.
5.4 Tedavinin kalitesini garantilemek amacıyla seçilen uygulama yoluna göre çeşitli
ve uygun protokolleri uygulamak. Protokoller bilimsel ozon tedavisi toplulukları
tarafından uygun şekilde onaylanmalı ve tanınmalıdır.
5.5 Protokoller yazılı bir bilgilendirme onayı almak için, hasta ve ozon tedavisini
uygulamaktan sorumlu hekim tarafından imzalanmalıdır ve bir nüshası hastanın
klinik öyküsü içerisinde bulunmalıdır.
5.6 Uygun havalandırma sistemine sahip olmak.
5.7 Yaşamı kurtaran ilaçlar, ventilasyon destek ekipmanı veya bir Ambu balonuna
sahip olmak.
5.8 Disk arasına ozon uygulaması bir hastane merkezindeki cerrahi odasında
veya majör cerrahi ambulatuar biriminde gerçekleştirilmelidir.
5.9 Terapötik başarının anahtarı; bilimsel hazırlık ve ozon terapistinin tekniğini,
uygulanan yöntemi, ozonun kalitesini, iyi klinik uygulamaların izlenmesini içeren
çeşitli kontrol edilebilir etmenlere bağlıdır. Kontrol edilemeyen etmenler hastanın
bünyesine ve hastalığın mevcut durumuna bağlıdır.
Madrid, 4 Haziran 2010
4 Haziran 2010’da “Ozon Terapisi Madrid Deklarasyonunu”
imzalayan Ozon Tedavisi Toplulukları ve Federasyonları
1. Almanya Önleme ve Tedavide Ozonun Kullanılması Tıp Topluluğu. Genel
Sekreter: Dr. Renate Viebahn-Haensler.
2. Asya – Avrupa Ozon Terapistleri Birliği. Kural Başkanı: Dr. Sci. Eugeni
I. Nazarov.
3. Avrupa Tıbbi Ozon Toplulukları ĠĢbirliği. Genel Sekreter: Dr.
Renate Viebahn-Haensler.
4. Bilimsel Romanya Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Tiron Stefan.
5. Ġnter – Amerika Oksijen Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Ana
Elizabeth Rieck.
6. Ġspanya Ozon Terapisinde Tıbbi Profesyoneller Topluluğu
(AEPROMO). Başkan: Dr. Adriana Schwartz.
7. Meksika Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Froylán Alvarado
Güémez.
8. Rusya Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Profesör Sergey Peretyagin.
9. Uluslar arası Medikal Ozon Federasyonu (IMEOF). Başkan: Dr.
Adriana Schwartz.
10. Ukrayna Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Sci. Eugeni I. Nazarov.
Haziran 2010’dan sonra “Ozon Terapisi Madrid
Deklarasyonunu” imzalayan Ozon Tedavisi Toplulukları ve
Federasyonları
11. Belarus Ozon Terapistleri Derneği. Başkan: Dr. Gennady Mitelsky
12. Brezilya Ozonterapi Derneği (ABOZ). Başkan: Dr. Ana Cristina Barreira.
13. Dominik Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Antonio Contreras Berroa
14. Ekvador Ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Danilo Ruiz Reyes.
15. Ermenistan Ozon Terapistleri Derneği. Başkan: Dr. Vladimir Talakvadze
16. Ġtalyan Ozon Tedavi Federasyonu. Sekreter: Professor Matteo Bonetti
17. Japon Oksidatif Tıp Topluluğu. Başkan: Dr. Takeo Watarai.
18. Litvanya Ozon Terapistleri Derneği. Başkan: Dr. Valentin Zhurbenko
19. Medikal Ozon Terapi Derneği (MOTDER). Türkiye. Başkan: Prof. Nurettin
Lüleci.
20. Medikal Ozon Oksijem Derneği (MODER). Türkiye. Başkan: Dr. Muammer
Velidedeoglu.
21. Mısır Ozonterapi ve Tamamlayıcı Tedaviler GeliĢimi Tıbbi Derneği.
Başkan: Prof. Nabil Mawsouf.
22. Moldovya Ozon Terapistleri Derneği. Başkan: Dr. Aleksandr Bulat.
23. Oksijen – Ozon Tedavisi Dünya Federasyonu. Sekreter: Professor Matteo
Bonetti.
24. Türkiye Tıbbi Ozon Terapisi Derneği. Başkan: Dr. Murat Bas.
25. Kübali ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Vivian Borroto Rodríguez.
26. Venezuella ozon Terapisi Topluluğu. Başkan: Dr. Sergio Viti Paganelli.
Bu metin İngilizceden Türkçeye Dr.Ruhi Çakır tarafından çevrilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir