TAKVİYELER DESTEK ÜRÜNLERİ
D vitamini:
• Vitamin değil hormondur diye konuşulmaktadır.
• Kanda D vit, 1-25 OH Kolekalsiferol seviyesi ile ölçülmelidir.
• D vit aktif formu olan; 1-25 dihidroksi vitamin D, kalsiyum metabolizmasını düzenler
• Kandaki Kalsiyum, Vit. D yardımı ile kemiklere taşınırak kemik ve dişlerin sertleşmesini sağlar.
• Güneş en iyi D vitamini kaynağıdır. D-3 vit ön maddesi derialtında depolanır.
• Günde 20 dk, yüz, kollar alt bacaklar dik gelen güneş ışığı D vit için yeterlidir
• Kuyruk yağı da yüksek D vit içerir.
• Süt ve süt ürünleri, balık, karaciğeri, mantar, tahıl, portakal, yumurta sarısı, maydanoz, avakado, brokoli D vit içerir.
• D vitamini ultraviyole ile cilt – karaciğer – böbrekte işlendikten sonra aktif hale gelir.
• D vit aktif hale K2 vitamini ve Magnezyum ile gelir.
• Magnezyum da B6 vit ile aktifleşir.
• Önerilen D3K2 dilaltı formu + Magnezyum + B6 vit eş zamanlı alınmasıdır.
• Tek başına D vit almak damar kireçlenmesi (kalsifikasyon) yapabilir.
• Aktif vitaminin barsaklar, iskelet sistemi, böbrek ve kas dokusu üzerine etkisi vardır.
• Kalsiyum ve fosfor metabolizmasını düzenleyen faktörlerden birisidir.
• Kemik oluşumu ve büyümesi için gerekli bir vitamin
• Raşitizmden koruduğu için antiraşitik vitamin de denir
• Etkisini Paratiroid hormonu (PTH) ve tiroid bezinden salgılanan tirokalsitonin maddesi ile gösterir
• D Vitaminin Etkileri:
1. Etkisi hormonlara benzer tarzdadır. En önemli etkisi barsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimini sağlamasıdır.
2. İdrarla kalsiyum ve fosforun atılımını azaltır.
3. Kemik ve diş yapısının oluşumuna katkı sağlar.
4. Kalsiyum ve fosforun kan seviyelerini ve metabolizmasını düzenler
5. Sinir sistemi, kalp ve kanın pıhtılaşma mekanizmasına da etkileri vardır
6. Vitaminin emilmesini safra ve yağ kolaylaştırır
7. D vit kemikleşme ve kollajen sentezinde görevli Alkalen fosfataz ı aktifleştirir.
8. Tetaniyi iyileştiricidir
9. Deride tümör oluşumunu önler

• D vit Depolanması: Karaciğer, akciğer, böbrek ve organlarda ve önemli miktarda yağ
dokusunda depolanır.
• Kan, beyin, deri ve kemiklerde de az miktarda D vitamini bulunur
• Dışarı atılması: Başlıca yol safradır. Safrayla dışkı yoluyla dışarı atılır
• Süte de D vitamini geçer. Gereğinden çok alınmamalıdır.

OMEGA 3
• Vücutta üretilemeyen trigliserit formatlı yağ asitleridir.
• Omega 3 yağ asitleri 3 formattadır. EPA, DHA ve ALA
• EPA ve DHA deniz ürünlerinden, ALA ise bitki kaynaklı elde edilir
• Gıdalardan ve kapsül şeklinde vücuda alınır. Vücutta üretilemez
• Önerlen kapsül: EPA/ DHA oranı 3/2 olmalı, trigliserid forma ve IFOS belgeli
• Kapsüller 1000 mg dan fazla olması gerekmez
• EPA ve DHA: sardalya uskumru hamsi, ringa, somon istiridye, havyar, kırmızı et, yumurta
• ALA, ceviz, keten tohumu, soya fasülyesi, kanola yağı yeşil sebzelerde (avakado, ıspanak, lahana, semiz otu, brokoli) bulunur
• Omega 3 Görevleri:
1. Hücre duvarı yapımında kullanılır.
2. Tüm hücresel fonksiyonlar, vücudun tüm fonksiyonları için kullanılır.
3. Omega 3 ün en önemli görevi antiinflamatuar etki (iltihap azaltıcı etki)
4. Omega 3 kalp ve damar sağlığını korur
5. Kalp krizi ve felç gibi riskini azalmasına yardımcı olur
6. Yüksek tansiyonu önler
7. Trigliserid düzeylerinin azaltır, iyi kolesterol olarak bilinen HDL’yi artırır
8. Omega-3 yağ beyin sağlığını korur. Çocuklarda zeka gelişimi, yetişkinlerde Alzheimer Demans koruyucu etki
9. Çocuklarda DEHB (Dikkat eksikiliği hiperaktivite sendr) azaltır
10. Romatizmal eklem iltihabına karşı yararlıdır
11. Tümörlere karşı potansiyel savaşçıdır
12. Karaciğer yağlanmasını azlatıcı etki
13. Bağışıklık güçlendirici etki
14. Cilt sağlığını destekler
15. Hamilelikte sağlıklı fatal gelişim desteği
• Omega 3 eksiklik belirtileri: Bağışıklık azalması, Kuru ve kaşıntılı cilt, Eklem ağrısı, Yorgunluk,Göz kuruluğu, Bilinç bozukluğu ve dikkatsizlik, Tırnak kırılması, Kalp problemleri, Depresyon, Saçlarda güçsüzlük, Uykusuzluk, Kas ve eklem ağrıları, Osteoartrit, Romatizma, Kalp hastalığı, Yüksek kolesterol, Tansiyon şikayetleri
• Omega 3 yan etkileri: Doğru form ve dozda yan etki pek görülmez. Mide bulantısı, hazımsızlık, ishal olabilir.

Kuarsetin:
• Kuercetin: Soğan, üzüm, brokolide yoğun olarak bulunan bir flavonoid grubu bileşendir. Bağışıklık üzerinde olumlu etkileri olan bir antioksidandır.
• Antioksidan Koruma: Vücutta dolaşan serbest radikallerle savaşarak hücresel hasara yol açabilen oksidatif stresi engeller.
• Anti allerjik etki: Antihistaminik özelliği ile histamin salınımını düzenleyerek burun akıntısı, göz sulanması yüz ve dudakların şişmesi gibi alerji semptomları hafifletebilir.
• Karaciğer koruyucu etki: Karaciğerin toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Karaciğer yağlanmasını azaltır.
• Sindirim desteği:
• Anti tümoral etki: Kanser hücrelerini yok ekte önemli etkiye sahip olduğu görülmüştür.
• Bağışıklık yükseltici etki:
• Kalp damar hastalıkları koruyucu etki: Kan basıncını düşürmeye yardımcıdır. Ayrıca risk faktörü oluşturan homosistein seviyelerini düşürür.
• Beyin hastalıklarına karşı önleyici etki:
• Kilo verdirici etki: Egzersiz performansını yükseltir,
• Antibakteriyel etki
• Anti viral etki
• Bağışıklık Sistemi Desteği:
• Kuarsetin içeren besinler: Elma, biber, kiraz ve vişne gibi kırmızı – mor sebzeler, domates, brokoli ve lahana gibi turpgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kakao, kızılcık, kuşkonmaz, kapari, mor soğan, zeytinyağı, yeşil çay, adaçayı, mürver
• Hamile, emziren kadınlar , çocuklar için doktoruna danışılmalıdır.

Bromelain:
• Bromelain, ananas bitkisinin (Ananas comosus) suyunda ve saplarında doğal olarak bulunan enzimlerin bir karışımıdır.
• Antienflamatuar etkisi: iltihap azaltır ve ağrıyı giderir. Kalp-Damar Hastalıkları, Astım, Kronik Sinüzit, Kolit, Yanıklar ve Yaralanmalar, Kanser, Pankreas Yetmezliği
• Kireçlenmeyi azaltabilir: Osteoartrit tedavisinde kireçlenmeyi azaltıp ağrı ve enflamasyonu gidererek yardımcı olur.
• Obesite – zayıflama etkisi: Bromelainin yağları sindirme yağ yakım hızını arttırdığı için kilo verme sağlanabilir. Ananas bitkisi de genel olarak glisemik indeksi yüksek bir besin olmasına rağmen bu faydasıyla bilinir.
• Kalp damar hastalıkları: Kan pulcuklarının (trombosit) birbirine yapışmasını önleyerek pıhtılaşmayı bloke eder,. Böylece ciddi kalp damar hastalıklarının, felç, kalp krizi ve yüksek tansyion gibi hastalıkların tedavisinde etkili olabilir.
• Astımı azaltabilir: Anti inflamatuar yapısı astımlı kişiler için faydalı olabilir.
• Sinüsleri rahatlatabilir: Sinüslerdeki tıkanıklığı, şişliği azalttığı ve bu doğrultuda da kronik sinüzitin belirtilerini hafiflettiği bulunur.
• Kolit belirtilerini yok edebilir: Bağırsak içi enflamasyonu giderir, iç mukozadaki ülserler iyileşebilir.
• Ağır yanık: Bromelain içerikli yanık kremleri, en ufak yanıklardan üçüncü derece olan yanıklara kadar etkili olabilir. Ayrıca spor yaparken meydana gelen küçük bir yaradan, ameliyat yarasına kadar iyileşme sağlayabilir.
• Kanser: Kanser hücrelerinin önüne geçebilir
• Pankreas yetersizliği: Bromelain, proteinleri parçalarına kolayca ayırabildiği için sindirim enzimi görevi görebilir. Bu yüzden pankreas yetmezliği olan kişilerde kullanılabilir.


Koenzim Q-10:
• Koenzim Q 10: Mitokondriyal solunum zincirinde doğrudan rol oynayan ve yetersiz alımında metabolik enerjinin üretiminde eksiklik yaşanan esansiyel (dışardan alınması gereken) bir moleküldür.
• Koenzim Q 10: 🔹 Kanser 🔹 Antioksidan 🔹 Antienflamatuar 🔹 Enerji üretimi 🔹 Hücre yaşlanmasını azaltmaktadır 🔹 Apoptozis 🔹 Oksitlenme önleyici 🔹 Kronik yorgunluk 🔹 Fibromyalji 🔹 Kramplar 🔹 Migren 🔹 Unutkanlık 🔹 Sisli beyin 🔹 Depresyon
• Koenzim Q10 eksikliğinde, beyin, kalp, karaciğer, böbrekler, pankreas başta olmak üzere birçok organda gerek fonksiyonel gerekse organik bozukluklar ortaya çıkar; hücre yaşlanması ve ölümü hızlanır
• Mitokondriyal enerji üretiminde, hücre sinyalizasyonunda ve gen ekspresyonunda rol oynar.
• Protein, yağ ve DNA gibi çok önemli moleküllerin oksidasyonunu önleyerek fonksiyonlarının etkin bir şekilde yerine getirilmesini sağlar.
• Antioksidan aktivitesi ile serbest yağ asitlerinin temizlenmesini sağlar ve vücudu toksinlerden korur. Yani detoks etkisi gösterir.
• E vitamini ve selenyum givi antioksidanların eksikliği koenzim Q10 ile tedavi edilebilir.
• Anti-inflamatuar etki gösterir. İltihabı ve ağrıyı keser.
• Hücre ölümünü (apoptozis) engeller.
• Tansiyon düzeyini ayarlar ve dolaşım sorunlarını çözücü etkisi vardır. Niitrik oksit oluşumunu destekler ve damar genişlemesini sağlar.
• Kan ve lenf damarlarının iç cidar hücrelerinin (endotel) fonksiyonlarını iyileştirir, damar çeperini onarır.
• Kalp yetmezliği olan hastaların kalp dokularında koenzim Q10 seviyelerinde düşüklük gözlenir. Koenz Q 10 un kalbin vücuda kan pompalama düzeyinde iyileştirici ve kalp hastalıklarını önleyici etkileri vardır.
• Fibromiyalji hastalığı; mitokondriyal bozukluklardan ve koenzim Q10 eksikliğinden ortaya çıkabilir.
• Kronik yorgunluk, kas ağrısı, baş ağrısı, uyku problemleri ve depresyon gibi belirtilerle ortaya çıkan bir rahatsızlıklar koenzim Q10 takviyesi rahatlayabilir.
• Alzheimer hastalığı oksidatif stres, serbest radikal oluşumu ve antioksidan sistem arasındaki bozukluklarından kaynaklanabilen bir rahatsızlıktır. Koenzim Q10’un antioksidan etkisi bu olumsuz semptomları gidererek alzheimer tedavisine destek olur.
• Parkinson hastalığı da oksidatif stresin ve mitokondriyal sistem bozukluklarının görüldüğü nörodejeneratif hastalıklar arasındadır. Koenzim Q10 mitokondrideki olumlu etkileri ve antioksidan etkisi ile parkinson hastalığına iyi gelmektedir.
• İnfertilite (kısırlık) Sperm fonksiyonları: Koenzim Q10 sağladığı enerji desteği ile sperm fonksiyonlarını iyileştirir, hareketliliği ve konsantrasyonu arttırır.
• Bağışıklık sistemini destekleyerek hastalık oluşumunu engeller.
• Diyabet hastalıklarının tedavisinde glisemik indeksi düşürerek ve oksidatif stresi azaltarak olumlu etkiler gösterir.
• Kolesterol oksidasyonunu büyük ölçüde engeller.
• Hepatosellüler karsinomda tedavi edici etki sağlar.
• Huntington hastalığındaki psikiyatrik belirtileri ve hareket bozukluklarını giderir. Bu hastalıkta oluşan beyin lezyonlarının büyüklüğünü azaltıcı fayda sağlar.
• Otizmli çocuklara destekleyici tedavi sağlar.
• Retinal göz hastalıklarının tedavisine destek sağlar.
• Diş ve kemik sağlığına faydalıdır. Diş çekimi sonrasında yara iyileşmesine katkı sağlar.
• Romatoid artrit hastalığı eklemlerin iltihaplanması ile ortaya çıkan birhastalıktır ve koenzim Q10 anti inflamatuar etkisi ile hastalık semptomlarının giderilmesine destek olur.
• Migren hastalığı serbest radikal ve inflamatuar bileşiklerin oluşumu sonucunda ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır, dolayısıyla tedavisinde koenzim Q10 kullanılabilir.
• Yaşlanma semptomlarını yavaşlatır.
• Ağız kuruluğunun giderilmesinde tükürük bezlerinin salgısını arttırıcı etki gösterir.
• Koenzim Q 10 kimler kullanamaz? : Gebelik, emziren anne, kan sulandırıcı ilaçlar, tiroid ilaçları ve kemoterapi tedavisi alan kişiler; ilaç etkileşimi nedeniyle doktorlarına danışmalıdırlar.

B vitaminleri
• B Vitaminleri: Karbonhidrat, yağ ve proteinlerin metabolizmasında METİLASYON DÖNGÜSÜNDE büyük rolleri olan 8 adet vitamin grubudur. Metilasyon döngüsünde yaşamsal
• B vitaminleri BİYOAKTİF FORMLARI tercih edilmelidir. Bilimsel araştırmalar aktif olmayan B vitamini formlarının insanların %50’sine yakınında faydasının olmadığını göstermektedir.
• Biyoaktif form: Örneğin eğer etiketinde riboflavin (B2), pantotenik asit (B5), piridoksin (B6), folik asit (B9) veya siyanokobalamin (B12) yazıyorsa bunlar biyolojik aktif değillerdir.
Örnek: Riboflavin (B2) yerine R5P (riboflavin 5′-fosfat) yazan biyolojik aktif B2
Örnek: Pantotenik asit (B5) yerine Pantetin biyolojik aktif formdur.
Örnek: Piridoksin (B6) yerine B6 Piridoksal-5′-fosfat (B6-P5P)
Örnek: folik asit (B9) yerine metil folat biyolojik aktif formdur.
Örnek: Siyanokobalamin B 12 yerine Metilkobalamim
• Biyoaktif formda B vitaminleri:
B1 Tiamin hidroklorür (HCl) veya tiamin pirofosfat
B2 Riboz 5-fosfat (Riboflavin 5 fosfat= R5P)
B3 Niasinamid
B5 Pantetin
B6 Piridoksal-5′-fosfat
B7 Biyotin
B9 L-5-MTHF metilfolat
B12 Methilkobalamin
• B vitaminleri METİLASYON da kullanılır. Metilasyon her hücrede gerçekleşen farklı enzimlerle yapılan yaşamsal metabolik fonksiyondur. İyileşme, enerji üretimi, DNA gen ekspresyonu, nörolojik fonksiyon, karaciğerde detoksifikasyon (kimyasal toksinlerin, ağır metallerin ve hormonlar), glutatyon yapımı (vücudun önemli hücre içi antioksidanı), bağışıklık yanıtı, kanser riski ve adrenal stresin düzenlenmesi metilasyonla ilgilidir.
• Karbonhidrat metabolizması: Besinlerin glukoza dönüştürülmesi B vitaminlerinin temel işlevlerinden biridir. Yağ ve protein metabolizmasına da B vitaminleri yardımcı olur.
• Vitamin B1 (Tiamin pirofosfat): Bağışıklık sistemini destekler, vücudun stresli durumlarda güçlü kalmasını sağlar. Vücudun sağlıklı yeni hücre yapımına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini koruyucu ve anti-stres özellikleri vardır. Yüksek karbonhidratlı beslenmede bu vitamin karbonhidratların parçalanmasına yardımcı olur. Doğal formu olan tiamin pirofosfat şeker ve aminoasitlerin parçalanmasında rol alan bir koenzimdir. Tiamin sinir iletisinde görev alan asetilkolin ve GABA nörotransmiterlerinin yapımı için gereklidir. Tam tahıl, yerfıstığı, baklagiller, ıspanak B1 vitamininden zengin besinlerdir.
• Vitamin B2 (Riboflavin 5 fosfat= R5P): Bir antioksidan olarak serbest radikallerle mücadele eder, erken yaşlanmayı önleyebilir ve kalp hastalığından korunma sağlar. Riboflavin alyuvar üretimi için önemlidir. B2’nin migren ataklarını önlemeye yardımcı olabildiğini gösteren çalışmalar vardır. Güneş ışıkları gıdalardaki B2 vitamininin etkisizleşmesine neden olur. Antibiyotikler B2 vitamininin vücuttan atılmasını artırır. Badem, süt, yoğurt, yumurta, Brüksel lahanası, ıspanak ve soya zengin kaynaklardır.
• Vitamin B3 (Niasinamid): İyi kolesterol (HDL) düzeylerini yükseltici etkiye sahiptir. Fazla alkol tüketenlerde B3 düzeylerinde azalma görülür. Akneyi iyileştirici etkisi vardır. Süt, kırmızı et, yumurta, baklagiller, yeşil sebzeler niasinden zengindir.
• Vitamin B5 (Pantetin): hemen her besin grubunda küçük miktarlarda bulunur — ismi yunanca pantothen “her yerden” anlamı gelir. Yağların ve karbonhidratların parçalanarak vücutta enerji elde edilmesinin yanı sıra testosteron dahil seks ve stres hormonlarının yapımından sorumludur. Çalışmalar B5’in cilt sağlığını koruduğunu, cilt lekeleri gibi yaşlanma belirtilerini azalttığını göstermektedir. Avokado, yoğurt, yumurta, et ve baklagiller iyi birer B5 kaynağıdır.
• Vitamin B6 (Piridoksal-5′-fosfat): akrabaları olan B 12 ve B9 ile birlikte, B6 vitamini kalp hastalığıyla alakalı bir madde olan homosistein adlı amino asidin düzeylerini kontrol eder. Piridoksin duygu durumu ve uyku düzeni için önemli bir vitamindir çünkü vücudun serotonin ve melatonin üretmesine yardımcı olur. Bazı çalışmalar romatoid artritli kişilerde B6 vitamininin enflamasyonu azaltabildiğini düşündürmektedir. Tavuk, hindi, ton balığı, somon, ayçekirdeği, peynir, esmer pirinç ve havuç B6’dan zengindir.
• Vitamin B7 (Biyotin): Sağlıklı saç, cilt, mukoza ve tırnak yapımı açısından önemli olduğundan “güzellik vitamini “ olarak da bilinir. Ayrıca diyabetli kişilerde kan şekeri düzeylerinin kontrolüne yardımcı olabilir. Gebelikte bebeğin normal gelişimi için önemli bir vitamindir. Karaciğer, tavuk, balık, patates, karnabahar, yumurta sarısı ve kuruyemişler biotinden zengindir.
• Vitamin B9 (metilfolat): Çoğunlukla sentetik formu olan folik asit ismiyle de bilinir. Çoğu vitamin desteğinin içerisinde folat değil, ucuz olması nedeniyle folik asit bulunur ama folik asit, kanda ve dokularda kullanılabilmesi için, bağırsaklarda ve karaciğerde metillenerek 5- metiltetrahidrofolat’a dönüştürülmek zorundadır. Ancak, çoğu kişide bu dönüşümü sağlayan enzimdeki genetik bir kusur nedeniyle, folik asit destekleri etkili olmayabilir. Folat depresyonda, hafıza güçlüklerinde beyin dostu bir vitamin olması nedeniyle önemlidir. Gebelikteki önemi bebeklerde doğumsal nörolojik kusurları önlemesidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuşkonmaz, pancar, somon, süt, bulgur ve baklagiller folattan zengindir.
• Vitamin B12 (Methilkobalamin): Tam bir takım oyuncusudur.Kobalamin ile vitamin B9 beraberce kan yapımı için gerekli bir vitamindir. B12 esasen hayvansal gıdalarda bulunduğundan, hiç et yemeyenlerden noksanlığı daha çok görülür. Vitamin B12 yalnızca incebağırsakların ileum denen son bölümünde emilir ve buradaki reseptör yerleri sınırlı sayıda olduğundan sadece küçük miktarlarda emilebilir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, süt, yumurta ve et B12 kaynaklarıdır.

 

 

• B6 (Piridoksin) akrabaları olan B 12 ve B9 ile birlikte, B6 vitamini kalp hastalığıyla alakalı bir madde olan homosistein adlı amino asidin düzeylerini kontrol eder. Piridoksin duygu durumu ve uyku düzeni için önemli bir vitamindir çünkü vücudun serotonin ve melatonin üretmesine yardımcı olur. Bazı çalışmalar romatoid artritli kişilerde B6 vitamininin enflamasyonu azaltabildiğini düşündürmektedir. Tavuk, hindi, ton balığı, somon, ayçekirdeği, peynir, esmer pirinç ve havuç
• Piridoksin olarak bilinen Vitamin B6, belirli hormonların ve beyinde nörotransmiter denilen kimyasalların yapımında rol alır. Ayrıca bağışıklık işlevini destekleyici özellikleri vardır. Niasin (Vitamin B3) “kötü” kolesterol (LDL) düzeylerini düşürürken HDL olarak bilinen “iyi” kolesterolü yükseltir. Bu aynı zamanda damar sertliğinin önlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu amaçla B kompleks veya niasin kullanmadan önce doktora danışılmalıdır.

• B kompleks vitaminlerinden olan folat sağlıklı fetüs gelişiminin yanı sırada vücutta yeni hücrelerin yapımına yardımcı olur. RNA ve DNA yapımı için folat gereklidir. Bu vitamin aynı zamanda alyuvarların üretilmesini sağlayarak kansızlığı önlemektedir. Hamilelik sırasında folat alımı anne karnındaki çocuğu bir doğumsal anormallik olan nöral tüp defektlerinden korumaktadır.

• Suda çözünen bileşikler olan B kompleks vitaminleri insan vücudunda yeterli miktarda üretilmediğinden esansiyel (vazgeçilmez) nütrientler (beslenme öğeleri) olarak sınıflanır. Beslenme yoluyla veya belirli zamanlarda – özellikle stres altında ya da hamilelikte – modern besin kaynaklarının tek başına B vitamini ihtiyacını karşılamada yetersiz kalabileceği durumlarda bir B kompleks desteği kullanılması önerilir.

• B vitaminleri ‘stres’ vitaminleri olarak da bilinir zira sinir sistemi ve böbreküstü (adrenal) bezlerin sağlığının sürdürülmesinde yaşamsal öneme sahiptirler. Sinir sistemi ve böbreküstü bezleri vücudun strese yanıt veren temel unsurlarıdır. Hayatımızdaki stresörlerle başa çıkmak, fiziksel, zihinsel ve duygusal işlevlerimizi sürdürebilmek için yeterli miktarda B kompleks vitamini almamız gerekir. B vitaminleri ayrıca, tükettiğimiz besinlerin kullanılabilir enerjiye dönüştürülmesi
B6, B9 ve B12 vitaminleri kalp hastalığı ve inme riskini azaltır:
Yapılan araştırmalar, b vitamini komplekslerinden olan b6, b9 ve b12 vitaminlerinin kalp hastalıkları ve inme arasında bir bağlantı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle B6 vitaminleri içeren besinlerin tüketilmesi sonucu kalp krizi, inme ve felç riskinin azaldığı gözlenmiştir.

B12 kansızlığı önler:
B vitamini kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna katkı sağlar. Yeterli düzeyde kırmızı kan hücresi olmadan dokular ve organlar yeteri kadar oksijen alamaz ve vücudunuz olması gerektiği gibi çalışmaz. Kırmızı kan hücrelerinin eksikliği sonucu ortaya çıkan anemi hastalığı, b12 vitamini eksikliğinin en belirgin semptomlarından biridir. Aneminin etkisi, b12 vitamininin vücutta doğal olarak sentezlendiği veya dışarıdan takviye olarak alındığı durumlarda etkisi azalır.

B1 vitamini beriberi riskini düşürür:
B1 vitamini eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığı olan beriberi, b1 vitamini eksikliği durumunda kendisini gösterir. B1 vitamini içeren tam tahıllı tahıllar, maya, fasulye ve fındık gibi besinlerin tüketilmesiyle hastalığın önüne geçilir.

B2 vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir:
B2 vitamini bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için güçlü bir şekilde antioksidan üretir ve vücudun enfeksiyonlarla mücadele gücünü artırır.

B2 vitamini migreni azaltır:
B2 vitamini takviyeleri, migrenin meydana getirdiği baş ağrılarını azaltma konusunda etkilidir.

B3 ve B12 vitamini demans tedavisinde kullanılır:
Özellikle B12 vitamini eksikliği, sinir sistemine zarar verir ve demans hastalığının yanı sıra depresyonla da ilişkilidir. Doğal olarak alınmasının yanı sıra takviye olarak da kullanılan B3 ve B12 vitaminleri demans hastalığının olası etkilerini azaltma yönünde tercih edilir.

B5 vitamini bazı hormonları sağlıklı kılar:
B5 vitamini, stres hormonu olarak adlandırılan kortizol hormonunu düzenlemesiyle stres önleyen hormon olarak bilinir. B5 vitaminini brokoli, lahana ve avokado gibi besinler aracılığıyla vücudunuza alabilirsiniz.

Folik asiti hamilelikte bebeğin sağlıklı gelişimine katkı sağlar
Folik asit olarak bilinen B9 vitamini vücut büyümesi ve gelişimi konusunda etkilidir. B9 vitamini özellikle bebeklerin gelişiminde yardımcıdır.
Bunların yanı sıra aşağıdaki maddeler de b vitamini faydaları arasında yer alır:

Hücre sağlığını düzenler
Görme kusurlarını önler
Sindirim sistemini iyileştirir
İştah açıcıdır
İshali engeller
Tırnak güçlenmesine katkı sağlar
Saç köklerini besleme özelliği vardır
Cilt yapısını onarır
B Vitamini Nelerde Var? B Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?
Vücudun ihtiyaç duyduğu B vitamini, doğal olarak besinlerin içerisinde yer alır ve bu besinlerin tüketilmesinin sağlık açısından birçok faydası bulunur. B vitamini içeren besinler aşağıdaki gibidir:

Süt, peynir, yumurta
Karaciğer ve böbrek gibi et ürünleri
Balık, ton balığı, uskumru, somon ve istiridye deniz ürünleri
Fasulye, nohut ve mercimek gibi baklagiller
Ispanak ve lahana gibi koyu yapraklı yeşil sebzeler
Tavuk eti ve kırmızı et ürünleri
Patates
Limon
Portakal
am tahıllar
Fındık
Narenciye, muz ve karpuz
Soya içeren ürünler
Buğday tohumu
Maya
B Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?
Yeterli seviyede B vitamini alınmadığında vücut bazı semptomlar ortaya çıkarır ve bu semptomlar sonucu farklı sorunlar oluşabilir.

B vitamini eksikliği belirtileri maddeler halinde şu şekildedir:

Yorgunluk ve zayıflık
İştah kaybı
Deri döküntüleri
Anemi
Beyin ve sinir hasarları
Hafıza problemleri
Depresyon
Baş ağrısı